Arapça,Farsça ve Kürtçe dillinde “Gevend” olarak tanımlanan, sözlü edebiyatımızın kültürel temel taşları sayılan bazı insanlarımızın hayat tarzları çoğumuz tarafından bilinmektedir.Türkçemizin azizligi nedeni ile “aptal” kelimesi ile tanımlanan bu insanlarımızın “aptal” içerigi ile ilgilerinin olmadığını da hepimiz bilmekteyiz.Daha çok geri zekalı,zihinsel özürlü ve patavatsız manalarına gelen Türkçemizdeki “aptal” kelimesini Gevend’ler için kullanmak yakışıksız bir tanımlamadır.Edebiyatımızda “abdal” olarak kendisini gösteren “bilge kişi” veya “bir düşünce grubuna mensup olan” manasındaki tanımını da Gevend’ler için kullanmak zaman zaman tercih edilmiştir.Belki de bu yüzden “abdal” kelimesi ile “aptal” kelimesi birbirlerine karıştırılmıştır.Ama yazımızın konusu olan insanları biz Gevend olarak tanımlayarak size tanıtmaya çalışacağız.Gevend’lerin tarihi de Orta Asya’dan göç eden Türklerin tarihi kadar eskidir.Kopuz,Davul ve Zurna gibi Türklerin vazgeçilmez müzik aletleri Gevend’ler sayesinde yüzyıllardır özünü koruyabilmiştir.Kopuz kültürü farklı bir yaklaşımla davul ve zurnadan ayrılınca ortaya halk edebiyatının usta ozanları çıkmıştır.Bağlama ve Ozanların şairsel sözlü kültürü Tüm Anadolu’ya yayılırken Davul ve Zurnanın kültürü ise ayrı bir ekol olarak Tüm Anadolu’ya yayılır.Hatta Davul ve zurnanın şöhreti Anadolu ile sınırlı kalmaz tüm orta Asya ve Ortadoğu’ya da yayılır.Gerek yapılışı ve gerekse çalınış şekli olarak beceri ve sanat isteyen Davul ve zurnanın ayakta kalmasının tek sağlayıcıları Gevend’lerdir.Folklorümüz ve eglence kültürümüz de onlar olmadan bir hiç sayılır.Daha çok Diyarbakır,Şanlıurfa ve Adana illerimizde göçebe hayatı ve çadır kültürü ile günümüze kadar gelen Gevendler zamanla yerleşik hayata geçtiler.Artık neredeyse çadır hayatları kalmamış gibidir.Nizip ilçemizde de bu kültüre sahip çok sayıda insan vardır.Şalvar,Yelek ve şapkalarıyla farklı bir giyim tarzı ile geleneklerini sürdürmeye çalışan bu zümre Nizip’in her tarafında göze çarpar.Evlilikleri ve gelenekleri ile toplumda farklı bir yerleri vardır.Türk forklorünün ayakta kalması bu insanların çabaları ile olmuştur.Davul-Zurna eşligindeki halaylarımızı ve eglence kültürümüzü günümüze kadar getiren bu insanlardır.Modern Müzik aygıtları ve salon kültürünün yaygınlaşması ile hem foklorümüz hem de Gevend’lerimiz de maalesef bir gerileme başlatmıştır.Kendilerini bu degişim rüzgarına uydurmaya çalışan Gevend’lerin bir kısmı davul zurna dışında başka çalgılara da yönelmiştir.Keman,org ve dümbelek gibi özel yetenek isteyen çaldıları bile ustalıkla kullanmanın yollarını bulmuşlardır.Atalardan kalma bu kültür mirasını yaşatmaya ve bu yolda ekmek parası kazanmaya çalışan Gevend’ler artık modern hayata da uyum sürecine girdiler.Son dönemlerde Gevend çocukları da okuyor ve meslek sahibi oluyor.Kimisi ögretmen kimisi mühendis kimisi doktor oluyor.Durum böyle olunca baba mesleklerini icraa eden pek az sayıda Gevend kalmaktadır.Ancak geleneklerine sıkı bağlı olan bu insanların örfi bağları son derece kuvvetlidir.Dini ve örfi bağları toplum ile uyumludur.İsim olarak lakap kullanmayı tercih ederler.Gevendlerin en meşhurları lakapları ile tanınır..Halfetili Abdo,Suruçlu Kado gibi...İrtibat olarak genelde kahvehaneleri kullanırlar..Dügün ve dernek işleri olan kişiler bu kahvehanelere gider Gevend’leri bulur ve anlaşır..Gevend’lerin en bereketli ayı hiç şüphesiz oruç ayı olan Ramazan ayıdır.Sahur davulcularını kendileri belirlerler.Yıllardır süre gelen bu gelenek Gevendler’in varlığı sayesinde bir anlam kazanmaktadır.