Celal Doğan; Hayır Çıkarsa Gaziantep için Hayırlı olur
Gaziantep Büyükşehir eski Belediye Başkanı Celal Doğan, referandumda hayır oyu kullanacağını söyledi. "1982 anayasıyla parti yöneticilerinin 10 yıl, milletvekillerinin 5 yıl siyasetten yasaklandığını hatırlatan Celal Doğan, Olay TV'yi ziyaretinde referandum ve anayasa paketi değerlendirmesi yaptı. Celal Doğan, 'Referandum sonuçları ne çıkarsa çıksın, siyasi iktidarlar kendi lehlerine değerlendirdikleri zaman yanlışa düşerler' dedi. REFERANDUM DENEYİMİ "1982 anayasıyla parti yöneticilerinin 10 yıl, milletvekillerinin 5 yıl siyasetten yasaklandığını hatırlatan Celal Doğan, referandum konusunda deneyimli olduğunu belirtti. ÖLÇÜ DEĞİL 'Referandum sonuçları ne çıkarsa çıksın, siyasi iktidarlar kendi lehlerine değerlendirdikleri zaman yanlışa düşerler' diyen Celal Doğan, "Özal, hayatında en büyük siyasi hatanın, parlamentoda çözülmesi gereken bir meseleyi referanduma sunmuş olması olarak açıkladı. Hata yaptığını kabul etmişti. Keşke parlamentoda bunu çıkartaydık dedi. Ve zannettiki Özal, o yüzde 49 kendi oyları. Hemen erken seçime gitti ve oyları yüzde 24'e düştü. Referandumda çıkacak oy şu olur bu olur o ayrı bir konu, ama kimse o oyları kendi partisine verilmiş oyu gibi düşünmesin. Evet oyu da hayır oyuda fazla çıksa bu seçim için bir ölçü değil" dedi. İKİ ÖNEMLİ MADDE Anayasa değişiklik paketinde çok ciddi iki tane ciddi diken olduğunu, diğer 24 maddeye zaten kimsenin itirazı olmadığını söyleyen Celal Doğan şöyle konuştu:" Getirdikleri 26 maddeden 24'üne hiç itiraz edecek bir nokta yok. Bunlar için zaten anaya değişlikliğine de gerek yok. Diyorki memura toplu sözleşme, hakkı verdim diyor. Tamam ama bunu yaparak ne yapıyorsun biliyormusunuz, toplu sözleşme hakkını verip, grev hakkını vermemek, anayasaya sokarsanız ileride anayasayı değiştirmek zor olduğu için memurun grev hakkını elinden alıyorsunuz. İlerideki tuzak bu. İşçilere şunu söylemek gerekiyor, sana toplu sözleşme hakkı veren bu adam bırakın bunu anayasaya koymasın. Bakın ben belediye başkanlığı yaptım. Memurun toplu sözleşme yapmasına hiç mani bir şey yok. Ben yaptım sözleşmeyi, adliyeye gitti, adliye red etti davayı, sonra yargıtaya gitti, sonra Avrupa insan Hakları Mahkemesine gitti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dediki, 'Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanının yaptığı sözleşme geçerlidir' dedi. Bu ellerinde var. Bugün Türkiye'de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi herkes için geçerlidir. Ve hükümet uymak zorundadır. İsteyen her kurum, oturup sözleşme yapabilir. Seyahat özgürlüğü diyor, engel olan varmı verin parayı gidip gezin. Pozitif ayrımcılık diyor, kadın hakları konusunda bana şunu söyleyin '8 yıl iktidardayım Türkiye'de çalışan kadın sayısı arttı' deyin. O zaman senin elini öpeyim. Kadını eve kapatıyorsun, felsefen bir defa senin pozitif ayrımcılığa sahip değil. Biz evde kadına çok iyi değer veririz. Dört duvar arasındaki değeri ben bilmem. Hikaye bunlar. Burada iki tane çok ciddi diken var. Birisi Anayasa Mahkemesi, diğeri Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu. Bu dikenlerin etrafını gül yapraklarıyla donatmaya çalışmaktır. Sana bütün siyasi partiler dediki 'gel, bu iki maddeyi koyma, diğerlerinin hepsini geçirelim' dediler. Hayır dediler. Onun için Türkiye'de getirilmek istenen anayasa değişiklikleri ülkeyle ilgili bir şey getirmiyor. Adliyeler yük altında. Ben avukatlım yapmıyorum neden, adaletin geç tecelli edeceğine inandığım için yapmıyorum. Ben çok ciddi para kazanan bir avukattım ama yapmıyorum. Niye çünkü 1 milyon 800 bin dosyanın olduğu bir yargıtayda dava çıkmaz, adalet çıkmaz. Bir hakim günde 400 dosyanın üzerine çıkıyorsa oradan adalet çıkmaz. Peki bu getirilen değişiklikler bunu çözüyor mu? Bunların lafı geçiyor mu, adaletin yükü azalacak, adalet çabuk tecelli edecek, hak aramak daha ucuz olacak, daha çabuk olacak, daha kaliteli bir adliye gelecek, hakim ve savcılar ekonomik olarak daha iyi şartlara kavuşacak bunları diyorlar mı hiç? Bunlar konuşuluyor mu, bunlar yok. Gidiyorsun 10 yıl yatıyorsun 'pardon yanlış olmuş' diyorlar. Gaziantep'te Kepkep'lerin okulu var. O okul 4 sene önce yapıldı. O okulun yapılma vasiyeti bundan 64 yıl önce yazılmıştır. O dava 58 senede bitmiştir. Yani Zihni Kepkep'in babası bir vasiyatname yazmıştır. Vasiyetin infazı davasının hayata geçirilmesi 58 sene sonra olmuştur. Bunu mu düzeltecek getirilen değişiklik? Bu değişikliklerle ne olacak, kim iktidardaysa adliyeye telefon açacak işini halledecek. Hak aramayı siyasi partinin iktidardaki il başkanının, ilçe başkanlarının kapısında arayacaksınız. Çocuğunun hakim, savcı olmasını veya tayininin çıkmasını iktidar partilerinin il binalarında arayacaksınız. Hakimlerin özlük hakları adalet bakanının eline gidiyor. Daha kötüsü hakimler ve savcılarla ilgili vatandaşla ilgili bütün müfettiş raporları oluru ve olmayacağına adalet bakanı izin veriyor. Eskiden o raporu reddettiği zaman ben dava açabiliyordum şimdi o raporada dava açamıyorum. Avrupa'nın bütün raporlarında adalet bakanı ve müsteşarı çıkartın diyor. Bazı üyeleri parlamento seçebilir diyor, doğru, ama hangi parlamento bu? Genel başkanının iki dudağı arasında mı seçiliyor? Orada parti içi demokrasi var, parti için hukuk var, adamlar öyle geliyor. Adam kendi bakanına kapının önüne atarım diyor, iti kapının önüne atarlar. Bu getirilen değişiklikler 82 Anayasasından daha geridedir." DOĞAN HAYIR DİYOR Şu anda hiçbir partinin üyesi olmadığını, hiçbir siyasi parti ile temasının bulunmadığını belirten Celal Doğan referandumda niçin hayır oyu kullanacağının altını çizerek konuşmasını şöyle sürdürdü:"Bu şehirde hizmeti olan emeği olan biri olarak, anayasal görevimi yapmak için geldim. Bu nedenle Gaziantep'te vatandaşların geleceğini düşünmeleri için hayır demelerinde fayda görüyorum. Sayın Başbakan Gaziantep'te konuşuyordu mitingde 'nerden nereye' diyordu. Baktım Antep nerden nereye gelmiş. Şırnak'tan sonra ilk sırada Gaziantep var eğitimde. Çok paranız olabilir, tarihe çok zengin olarak geçebilirsiniz ama kentinizi Türkiye'nin çok gerisinde bırakmış insan olarak kalırsanız tarih sizi affetmez. Rejim tehlikesi açısından söylüyorum, Türkiyenin tek adam dönemine, Türkiye'nin dayatmacı bir anlayışa yönelmemesi için döşenen taşları kırması açısından hayır demek gerekiyor. Kendi oyum hayır. Bunu hiçbir siyasi parti adına söylemiyorum, kendi adıma söylüyorum. Onun için hayır çıkarsa Gaziantep için hayırlı olacağına inanıyorum. Fethullah hoca ölülerde kalkıp oy versin demiş, ben diriler bize oy versin, ölüler Fethullah hocaya oy versin diyorum."