Müftü, tekbir getirmenin şehidi üzeceğini söyleyip cami cemaatini şehit cenazesinde uyardı.
Halkın AKP iktidarından memnun olmadığını, ancak AKP’nin yarattığı korku imparatorluğundan ötürü kimsenin ses çıkaramadığını dile getiren MHP Gaziantep Milletvekili Hasan Özdemir, “İşadamlarının, birçokları artık korkudan bunların yanında. Çünkü yanlarında olmadıklarını gördüğünde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek hemen müfettişlerini gönderiyor. Yanında olmayanların, bunlarla ilgili bir şey konuşanların hemen telefonları dinleniyor. Bunlar dikta rejimlerinde olur” dedi.
Evet mi, hayır mı? Çok gerek var mıydı?
Sayın genel başkanımızın açıkladığı gibi biz MHP olarak referandumda hayır oyu vereceğiz. Bu karar, Türkiye genelinde bildirdi. Şimdi de ekipler oluşturuldu, o bölgenin milletvekilleri ve MYK üyeleri ile tüm illerimizde çalışmalar yapılıyor. Biz de 12 Eylül’e kadar o ekiplerle kendi bölgemizdeyiz.
O vakit çalışmalar başlatıldı?
Referanduma hayır kampanyasını başlattık. MYK üyelerimizle birlikte bölgemizde 7 ilde çalışma yapıyoruz. İlkini Gaziantep’ten başladık. Sivil toplum örgütlerini dolaştık. Bir restoranda bin kişilik bir kalabalıkla toplantı yaptık. Toplantıda eski il ilçe başkanları, yeni il ilçe başkanları ve delegelerimizle birlikte kent bilgilendirme toplantısı yaptık.
Bu çalışmalarla Antep’te var olduğumuzu devam ettirdik.
Siz bu çalışmaları yürütürken halkla sohbet de ediyorsunuz. Onların fikirlerini şüphesiz ki dinliyorsunuz. Halk ne düşünüyor, referandum hakkında? Sizin çalışmalarınızın yansımalar nasıl?
Gördüğüm kadarıyla vatandaş AKP’nin baskıcı tutumundan, telefon dinlemeleriyle vatandaşta bir korku imparatorluğu yaratmasından, ani gözaltına almalardan bıkmış. Zaman içinde yolsuzlular kayırmalar arttı, vatandaşlarımız bunu fark ediyor.
Kendileri 12 Eylül’lü kaldıracağız diyorlar, ama kendi 12 Eylüllerini kuracakmış gibi bir halleri var.
Halk bunun bilincinde, diyorsunuz…
Evet, halk bunun bilincinde.
Halk bize diyor ki: “daha fazla gelin.”
Sizce evet mi, yoksa hayır mı daha fazla çıkar 12 Eylül’de ?
Hayır’ın daha fazla çıkacağına inanıyorum
Vatandaş “hayır”ın nedenleri konusunda yeterli bilgiye sahip mi?
Benim gözlemim şu: Zaten bilinçsiz verilmesini istiyor Başbakan ve ekibi. Bunların içerisinde zehirle zemzemi birbirine katarak getiriyor. Burada üç önemli madde var. Biri siyasi partilerin kapatılmasının zorlaştırılması… Kendilerinin böyle bir korkuları var. İki tane madde var. Başbakan ve ekibinin yaptığı yolsuzluklarla ilgili yüce divana geldiği zaman bunların kendilerinin lehine karar çıkması için Anayasa Mahkemesindekilerin sayısını artırma.
Bir de Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısı değiştirilerek Habur tipi hâkim ve savcıları getirme.
Bunlardan dolayı vatandaşa anlatıyoruz. Vatandaşımız da “hayır” diyor. Hayır çoğalıyor.
Hayırda da bir hayır olduğunu zannediyorum. I r
“BDP İLE İŞİMİZ OLMAZ”
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Diyarbakır başta olmak üzere Güneydoğu Anadolu’da boykot için de çok ciddi çalışmalar yürütülüyor, bu durum bölgede sonucu değiştirebilir mi?
Kim yürütüyor?
BDP yani Barış ve Demokrasi Partisi.
Biz onları bilmiyoruz. O adamlarla bizim…
Anayasal bir parti değil mi?
Biz o adamlarla bizim…
Biz onların işine karışmayız
Bizim muhatabımız AKP, biz AKP ile uğraşırız.
Ama sizin genel başkanınız Ahmet Türk Meclis’e girdiğinde ilk ayağa kalkıp ceketini düğmeleyip Ahmet Türk’ün eline sıkan kişi değil mi?
Saygı…
Ben tanımayız demedim bizi ilgilendirmez dedim.
İçinde bulunduğumuz süreç bazı kesimleri endişelendiriyor. Hatta bazıları bu süreci 12 Eylül öncesine benzetiyor, siz Türkiye’nin fotoğrafını çekerseniz bize ne anlatırsınız?
AKP 2002 yılında kuruldu. PKK 1984 yılında. 84 yılında kurulan PKK Eruh ve Şemdinli'yi
basarak kuruldu. 85 yılında henüz 37 yaşındayken devlet, terörü biliyor, diye beni Ağrı emniyet müdürü yaptı. Ağrı Dağı’nda turistleri PKK kaçırmıştı. O günden itibaren normal siyasi polisliğinin dışında PKK’yı çok araştırır oldum. PKK’nın şimdiki stratejisine baktığınız zaman nasıl bir konumda önce onu anlatmakta fayda var.
84 yılında kurulurken PKK’nın amacı neydi?
PKK terör örgütü kuruluş amacını bağımsız birleşik kürdistanın kurulması olarak belirledi.
Irak, İran, Suriye, Türkiye, bunun için de biz bunu kurabilmemiz için uzun süreli halk savaşı stratejisini kurmamız lazım dedi.
PKK 2002 yılında Kadek’i kurdu örgütünün adını Kürdistan özgürlük ve demokrasi kongresi dedi. AKP’de 2002 yılında iktidara geldi. Yeni dönem stratejisinde Kürt kültürel kimliğinin kabulü temelinde Anayasal vatandaşlık olduğunu ilan etti. Hedefe ulaşmak amacıyla da takip edilecek mücadele tarzında başkaldırı sivil itaatsizlik gibi siyasal konularını gündeme getirdi.
2003 yılında Kadek’i de fesih ederek kongra geli kurdu. bütün bunlar AKP zamanında oldu.
2005 yılında yeni bir sistem olan Kürdistan demokratik konfederazimini kurdu. Bundan önce PKK’nın böyle isim değiştirmeleri yok. Ne hikmetse AKP’nin dönemine geliyor.
AKP döneminde PKK büyüdü mü, güçlendi mi?
Nasıl güçlendi anlatacağım sana
PKK ile 2002 yılına kadar tüm hükümetler, hangisi olursa olsun mücadele etti. Teröristle mücadele etti çatışmalara girdi. 2002’e ben İstanbul emniyet müdürü idim. 5 yıl emniyet müdürlüğü yaptım.
İncelediğiniz zaman AKP gelinceye kadar 2002 yılına baktığımız zaman sadece 6 şehit var. Ne yaptılar diyor ya başbakan devam ediyordu. Terör kontrol altına alınmıştı. PKK konusu gündemden düşmüştü. 2002’den sonra AKP biz bundan sonra PKK ile veya terörle mücadeleyi bundan evvelki hükümetler gibi yapmayacağız, dedi.
Terörle mücadeleyi bıraktılar terörle müzakereyi başlattılar. Diyalog kuralım, dediler. Şimdi biz devamlı dedik ki şu anda terör örgütünün yani PKK’nın karargâhı Irak’ın kuzeyinde ve kandil dağında gelin burada silahlı askerimiz kara hareketi yapsın. ABD’lilerle Barzani ile birlikte çözeceklerini söylediler. Baktılar ki ABD’liler PKK terör örgütünün üzerine gitmeme kararı aldı. Çünkü elinde koz olarak kullandı bana göre. ABD’liler Müslüman ülkelerde Afganistan Irakta büyük şarapnelleri halkın üzerine indirdiler. Biz El Kaideyi bitireceğiz dediler ve 10 bin 15 bin fitten gelerek yaptılar.
Bize, yanı başımızdaki bizim ülkemize tehdit olan Irak’ın kuzeyindeki bu oluşumları önletmediler.
Ya yapmayın, bu böyle olmaz bu büyür vesaire derken
ÜLKENİN GİDİŞANI DEĞİŞTİRME KARARI ALDILAR
Büyüyeceğini biliyorlar mıydı?
Bilmiyorlardı. Bunlar zannettiler ki… Bunlara göre zaten kendilerinden başka herkes yattı. Sayın başbakan çıktı kudretten ondan sonra kendi AKP zihniyetindeki adamlar Cumhuriyet kurulduğu günden beri hükümetler ayrı bunlar ayrı…
Bunlar ülkenin gidişatını dönüştürme kararı aldılar. Kuvayi milliye ruhuyla bu ülke kuruldu.
Misakı milli sınırları içerisinde bütün buradaki bulunan insanların hepsine verilen ad Türk’tü. Yani Türkiye Cumhuriyeti devleti içerisindeki vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk
Türk bir ırkın adı değil. Türk böyle etnik bir grup değil. Sayın başbakan çıktı konuşmalarında. “Kürtler, Lazlar Çerkezler, Abazlar, Romanlar” diye devam etti.
O zaman siz Türk kimliğini etnik hale getirirseniz diğerleri de kendileri de kendilerini söylemeye başlar. İşte 2002 yılından itibaren PKK şekil değiştirdi. Kürt kimliği temelinde siyaset yapmaya başladı.
Bakın birbirine uyuyor.
Böyle yapınca bu yetmedi başbakanın partisi düşmeye başladı bu arada açılım diye bir şey çıkardı. “Açacağız” dedi neyi açacağı belli değil
O pakette neyi açacaklarını öğrendiniz mi?
Böyle siyasi bölücülükle ilgili bir toplantıyı Polis akademisinde yaptılar.
Yaptıkları en büyük hatalardan biri bu.
Ne konuştular, neler anlattılar?
12 tane adam getirdiler. Türkiye’deki bütün gazetelere bu adamlar çıkar. Belli yerlere gidip gelirler. Devletin gücüyle diğer güçle ilgili konuştuklarında…
Silahlar sussun diyen gruplar. Türkiye’nin bir kendi askeri gücü var bir de kendilerine göre gerillanın gücü var ikisi de sussun…
2002 yılında 6 şehit var. AKP iktidara geldiğinden bu yana 850’nin üzerinde şehit var. Açılımdan bu yana da 140’ın üzerinde şehit var.
Bu bir siyasi ihanet mi?
Benim gördüğüm kadarıyla bu bir aymazlık.
Neyi açıyorsunuz, Kürtler bin yıldır bizim kardeşimiz. Biz kız alıp kız vermişiz aynı kıbleye dönüp namaz kılıyoruz.
Kim nereye kadar Kürt, kim nereye kadar Türk.
Nedir bu nasıl ayıracağız bunu? Bu durumda açılım diye tutturdular. Şimdi bu hale geldi.
Yaptıkları güvenlik politikaları bana göre iflas etti.
O paketin içinde ne olduğu konusunu anlamadım ben siz anladınız mı?
Valla ben de bilmiyorum. Ben hiç bilmiyorum. Kimse bilmiyor. Açılımdan medet uman partinin genel başkanı Ahmet Türk kardeşim neyi açıyorsunuz dağ fare doğurdu, dedi. Onlar da bilmiyor. İnsanları topluyor, açılım yapağız diyor kendi bir şey söylemiyor.
Açılımın ne olduğunu sonunda vatandaş gördü.
Neydi bu peki?
Habur’da PKK’cılar ciplerle geldiler. Kendi çapul kıyafetleriyle, örgüt kıyafetleriyle geldiler. İçişleri bakanı oraya kendi müsteşarını gönderdi.
Orada savcılık geldi seyyar mahkemeler kurdular. Adamlara diyorlar ki gelin bakalım, kardeşim siz geldiniz ne yapacaksınız burada. Dediler ki adamlar biz buraya geldik. Siz pişmansınız değil mi, adamlar dedi ki biz pişman falan değiliz. Liderimiz dediği için elçi olarak geldik dediler.
Terörle mücadele müdürlüğü yapmış bir insanım.
Terör örgütleriyle ilgili PKK’nın rumuzunu üzerinde bulunduran örgüt mensubu en aşağı 8 sene yer. Bunlar üzerinde kıyafetleriyle geldiler. Türk devletleri böyle bir şey görmedi.
Ama başbakan, iyi şeyler oluyor, dedi
Necip Türk milleti bunlara yüzde 47 o verdi
Niye verdi sahi?
Biz varoşlardan geldik, fakir fukara çocuğuyuz. Biz aynı zamanda dini bütün insanlarız başörtüsü sorununu da çözeceğiz, fakir fukarayı da koruruz, dediler ve göstermelik olarak başbakan dahil televizyon ekranlarında fukaraların evinde yemek yer gibi yaptılar. Ama zengin sofralarını tercih ettiler. Zengin sofralarında dolaştılar. Fukaralar sadece kullanıldı.
Hz Ömer zamanında Mısır’a bir vali atanıyor diyor ki o zamanın valisi ben nasıl davranayım. Zenginin malını ve canını kendi canınız ve malınız gibi koruyun. Ama dostlarınızı fakir ve fukaradan seçin diyor.
Şimdi Gaziantep’te de bakın bunların hiç fakir fukara dostu var mı?
Bütün sanayicileri ve işadamlarını…
Birçokları artık korkudan bunların yanında. Çünkü yanında olmadığını gördüğünde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek hemen müfettişlerini gönderiyor. Yanında olmayanların bunlarla ilgili bir şey konuşanların hemen telefonları dinleniyor. Bunlar dikta rejimlerinde olur.
Evet..
Herkesi bunlar susturabilir. Ama bizleri susturamaz. Biz bunlarla her yere dağa taşa dağdaki kuşa bu çıkacak anayasa Tayyibi, kurtarma anayasasıdır. Yaptıkları yolsuzluklarla ilgili anayasa mahkemesinin şeklini değiştirmek istemektedirler. Kendilerine göre hâkim atamak istiyorlar. Çünkü bunların şu andaki yolsuzluk dosyaları Meclistedir. Daha da gelecek ve geliyor. Bunları yüce divan kurulduğunda beraat ettirmek için uğraşıyorlar. Anayasa bunun için değiştirilmek isteniyor.
Bu anayasa da Millet iradesi yok. Bu anayasa değişikliğinde fakire fukaraya, mazluma bu mazlumluklarını giderecek tedbir yok. Yolsuzlukların üzerine gidilmeyle ilgili bir şey yoktur. Demokratik laik sosyal hukuk devletini daha güçlü yapmakla ilgili bir şey yoktur. Bu anayasada 12 Eylül hareketini yapanlara hesap sorma da yoktur.
O zaman siz halka hayır çağırısında bulunurken neden “Hayır” dediğinizi de anlatıyorsunuz.
Elbette. Biz 12 Eylül’de Anayasa paketine hayır diyeceğiz.
Türkiye, belalarını yenmiş bir ülke olacak mıdır bu anayasa değişince hayır, onun için hayır diyeceğiz.
Ülkemiz siyasal yapısındaki antidemokratik unsurları tavsiye ederek modern demokrasilerde olduğu gibi düşünce inanç teşebbüs örgütlenme ve benzeri alanlarda temel hak ve hürriyetleri güvence altına alan demokratik devlet yapısına kavuşacak mıdır? Hayır, hayır diyeceğiz.
Vatandaşımız herkesin aynı milletin evladı olmaktan gurur duyacağı, ayrışmayı değil, birleşmeyi farklılaşmayı değil, kucaklaşmayı, kutuplaşmayı değil, buluşmayı sağlayacak. Toplumsal uzlaşmayı gerekleştirecek midir hayır, hayır diyoruz.
Türkiye birbirinden uzaklaşmamış, birbirine yabancılaşmamış bir millet yapısıyla, etnik köken inanç mezhep gibi doğal doğallıkların milli kimliğin ve bin yıllık kardeşliğin gördüğü bir zenginliğin gördüğü bir toplum hayatına ulaşacak mıdır hayır, hayır diyoruz.
Buna benzer bir sürü maddeler var bizim bunlara hayır dememiz için.
Vatandaş ilgileniyor mu Anayasa değişikliğiyle?
Evet. Bunları dediğim gibi vatandaşlarımıza kendi örgütlerimize anlatarak bilinçlendirme çalışmaları yapıyoruz ve. Hayır diyoruz.
Şunu da diyoruz.
Milliyetçi hareket şahsi menfaatleri için Kürk milletinin kardeşliğini bozanları unutmayacaktır.
Kim bunlar?
Bozanlar bellidir.
Milliyetçi hareket manevi değeler üzerinden yapılan ucuz siyaseti unutmayacaktır.
Bunun için hayır diyeceğiz.
Milliyetçi hareket ülkemizi yoksulluğa ve yolsuzluğa mahkûm edenleri unutmayacağız.
Milliyetçi hareket şehide kelle, kalite sayın eşkiyaya Kürtçe gak Türçesi abi diyenleri hiç unutmayacaktır.
Milliyetçi hareket şehitler ölmez vatan bölünmez diyenleri tahrikçilikle suçlanayanları unutmayacaktır.
Geçen gün burada bir polis şehit cenazemiz geldi ben de katıldım. Kim dedim bu konuşan dediler Gaziantep müftüsü. Sayın Gaziantep müftüsü burada namaz kıldırmaktan sorumludur. Sadece şehitle ilgili güzel sözler söylemekten sorumludur. Çıktı konuşurken bir kere sesli olarak tekbir bile getirmeyeceksiniz, dedi.
Bu tamamen buradaki insanları susturmadır.
MÜFTÜ AKP’NİN EMRİNE GİRMİŞTİR
AKP’nin emrine girmiştir. Bunu burada söylüyorum. Dedi ki böyle şehitler ölmez vatan bölünmez diyenlerin dışında tekbirlere bile şehit üzülür dedi. Şehit duyar dedi ve bunları
Tekbiri bile içimizden dua şeklinde yapalım dedi. Şimdi bunlar yanlıştır. Burası Gazianteptir Gaziantep’te 6 bin 300 şehit vererek biz bu ülkeyi kurtardık. Burada halkımız vardır milletimiz vardır. Milliyetçi hareket partisi de vardır. Bunları biz mutlaka söyleriz. Yine milliyetçi hareket askerlik yan gelip yatma yeridir, diyenleri defedecektir.
Milliyetçi hareket silahı üç beş aşiret reisinden alıp Kuzey Irak’tan ülkemize ölüm yağdıranlara gündüzü gece hayatı zindan edecektir.
Milliyetçi hareket Türk milletinin acısına tuz biber ekip hainlerle işbirliğiyle kol kola gezenlere de haddini bildirecektir. Biz bunlar için için hayır diyoruz.